28 Kasım 2025
Sarah Lucas, gündelik nesneler ve esprili bir dil kullanarak kadın bedenine dair yerleşik temsilleri altüst eden radikal bir sanatçı. Bu blog yazısında Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, Lucas’ın gündelik nesnelerle kurduğu ilişkiyi ve kadın bedeninin temsillerine dair geliştirdiği eleştirel dili inceliyoruz.
1990’ların Genç Britanyalı Sanatçılar (YBA) hareketinin öne çıkan isimlerinden Sarah Lucas, heykel, fotoğraf ve enstalasyon aracılığıyla toplumsal cinsiyet normlarını, beden politikalarını ve arzunun kültürel kodlarını sorguluyor.

1962’de Londra’da doğan Sarah Lucas, Goldsmiths College’da eğitim aldıktan sonra 1990’ların başında Jake & Dinos Chapman, Damien Hirst ve Chris Ofili gibi isimlerle birlikte YBA hareketinin öncü figürlerinden biri hâline geliyor. 1992’de Güney Londra’daki City Racing galerisinde açtığı Penis Nailed to a Board sergisi, sanatçının provoke edici, mizahi ve punk tavrının erken bir ifadesi.
Lucas’ın pratiği, hazır nesnelerin (found objects) yeniden kurgulanmasına dayanıyor. Sandalyeler, yataklar, gıda ürünleri, çoraplar ve gündelik objeler, sanatçının elinde beden parçalarını, cinselliği ve toplumsal rolleri çağrıştıran unsurlara dönüşüyor. Başlangıçta ekonomik zorunluluktan doğan bu “DIY” estetik, zamanla Lucas’ın imzası hâline geliyor.
Sarah Lucas’ın en bilinen işlerinden biri olan 1994 tarihli Au Naturel, kirli bir şilte, iki kavun, iki portakal, bir salatalık ve bir kovadan oluşuyor. Kavunlar şiltenin üzerindeki deliklere yerleştirilerek göğüsleri çağrıştırır; salatalık ve portakalların dizilişi ise fallik bir form oluşturur. İlk bakışta “müstehcen” gibi algılanan bu düzenleme, aynı zamanda seks, arzu ve beden temsili hakkındaki önyargıları görünür kılar ve sorgulatıyor.

Lucas’ın gıda ve beden parçaları arasında kurduğu bu bağlantı, Two Fried Eggs and a Kebab (1992) gibi işlerde de karşımıza çıkıyor. Bu çalışmalar, kadın bedeninin sanat tarihinde ve popüler kültürde nesneleştirilmesine dair hem komik hem rahatsız edici bir parodi sunuyor ve izleyiciyi alışıldık imgelerin ne kadar içselleştirilmiş olduğunu fark etmeye davet ediyor.
Lucas’ın en karakteristik serilerinden biri olan Bunny, 1990’ların ortasında şekillenmeye başlıyor. Sanatçı, bu seri için naylon çorapları pamuk veya yünle doldurarak bükülen, sarkan, düğümlenen beden benzeri formlar üretiyor. 1997 tarihli Bunny Gets Snookered enstalasyonunda metal teller ve çoraplardan oluşan sekiz figür bir bilardo masasının etrafına yerleştiriliyor. Farklı renklerdeki çoraplardan oluşan bu “bunny”ler, sarkmış uzuvları ve gevşek duruşlarıyla hem komik hem tedirgin edici görünüyor.

Naylon çorapların kadınsılık ve cinsellikle ilişkilendirilen bir nesne olması, Lucas’ın bu malzemeyi kullanışında ters yüz ediliyor. Bir kenara atılmış, cansız, neredeyse “abject” (itici/dışlanan) formlar olarak beden, arzunun nesnesi olmaktan çıkıyor; kırılgan, tuhaf ve rahatsız edici bir hâle bürünüyor. Eserin başlığı da bu hissi pekiştiriyor: çünkü bilardo dilinde “to be snookered”, skor yapmaktan alıkonulmak, sıkışmış bir konumda kalmak demek.[1]
Ortak Duygular sergisinde yer alan NÜ KİKLAD serisi, Lucas’ın 2009–2010 yıllarında Atina Epidaurus Festivali için ürettiği ve Kiklad Sanat Müzesi’nde sergilenen çalışmalardan oluşuyor. Sanatçı, naylon çorapları kullanarak daha önceki figüratif işlerine kıyasla daha soyut, amorf heykeller üretiyor ve bunları üst üste yerleştirilmiş beton kaideler üzerinde konumlandırıyor.
Antik Kiklad figürlerinin MÖ 3000’lere tarihlenen idealize kadın bedenine karşılık, Lucas bu seride yumuşak, kırışık, eğri büğrü ve “kusurlu” formlar öneriyor. Çorap heykellerinin bronz dökümle kalıcı hâle getirilmesi, bu kırılgan malzemeye anıtsal bir ağırlık kazandırıyor.
Sarah Lucas burada tarihsel kadın bedeni temsilini yeniden kurgularken, klasik heykel geleneğinin idealize edilmiş güzelliğine alternatif bir dil geliştirmiş oluyor: mükemmellik yerine hantallık, pürüzsüzlük yerine sarkma, simetri yerine asimetri.

Sarah Lucas’ın pratiği, gündelik nesnelerin nasıl cinsiyetlendirilmiş anlamlar taşıdığını açığa çıkarıyor. Hazır nesneler, umursamaz ve ironik bir dille bir araya getirilerek “kadınlık, erkeklik, arzu ve beden politikalarına” dair yeni okuma imkânları açıyor. Bu yönüyle Lucas’ın işleri hem mizahi hem rahatsız edicidir; izleyiciyi hem güldürür hem de alıştığı temsil biçimlerinden kuşku duymaya davet eder.
Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinin normların ötesinde farklı temsil biçimlerini araştırma amacı, Sarah Lucas’ın otuz yılı aşkın süredir sürdürdüğü bu radikal ve oyunbaz pratikle daha da görünür hâle geliyor.
Yazı: Melih Aydemir
[1] https://tba21.org/bunny-gets-snookered-3
Lucian Freud, insan bedenine yalnızca bir yüzey olarak değil, ruhun ağırlığını taşıyan bir alan olarak bakan bir ressamdı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinde bu kez, Freud’un figüratif resim anlayışını ve bedenin psikolojisini resme nasıl taşıdığını inceliyoruz. Sanatçı, insan figürüne yaklaşımıyla 20. yüzyıl İngiliz sanatında kalıcı bir iz bıraktı; bedenin estetik temsilini değil, varoluşun kırılgan derinliğini görünür kıldı.
Wolfgang Tillmans, fotoğrafın hem gündelik hayatı belgeleme hem de soyutlama kapasitesini aynı anda kullanan; özgürlük, arzu ve toplumsal dönüşüm üzerine ürettiği görüntülerle çağdaş fotoğraf pratiğini dönüştüren bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde Concorde serisiyle yer alan Tillmans, Berlin’in kuir gece hayatından Concorde uçaklarına uzanan geniş bir yelpazede, görmenin ve var olmanın alternatif biçimlerini araştırıyor.
Madame Yevonde, 1930’ların renkli fotoğraf devrimini başlatan, teknik yenilikleri feminist bir bakışla birleştiren öncü bir isim. Bu yazıda Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmalarıyla, kadınların görünürlüğünü yeniden şekillendiren ve fotoğraf tarihinde cesur bir kırılma yaratan Yevonde’nin pratiğine yakından bakıyoruz.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)