National Gallery

  • 30 Ocak 2026 / 19.00
  • 8 Şubat 2026 / 15.00

Yönetmen: Frederick Wiseman
Katılımcılar: Leanne Benjamin, Kausikan Rajeshkumar, Jo Shapcott, Edward Watson
Fransa, ABD, Birleşik Krallık, 2014, 180', DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı

National Gallery, müzelerle ve sanat yapıtlarıyla kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünmeye davet eden titiz ve detaycı bir müze portresi.

Usta belgeselci Frederick Wiseman’ın gözlemci kamerası, Londra’nın en önemli kültür kurumlarından National Gallery’yi hem bir mekân hem de yaşayan bir organizma olarak resmediyor. Film, ziyaretçiler ve eserler arasında kurulan ilişkiyi; sanat tarihçilerinin tutkulu hikâye anlatımlarını, konservatörlerin, teknisyenlerin ve yöneticilerin arka plandaki özenli çalışmalarını gözler önüne seriyor. 

Wiseman, üç saat uzunluğundaki bu zarif belgeselde müzeyi bir kolektif düşünme ve öğrenme alanı; görme deneyimlerinin şekillendiği bir mekân olarak sunuyor. Restorasyon süreçleri, küratoryal tartışmalar, eğitim programları ve yönetimsel kararlara kadar uzanan geniş bir yelpazede hem müzenin gündelik ritmini hem de sanatın toplumsal rolüne dair daha geniş kapsamlı soruları görünür kılıyor.

Görünmez Bağlar

National Gallery

Görünmez Bağlar

Mavi

Görünmez Bağlar

Orlando

Görünmez Bağlar

Uzun Günün Sonu

Görünmez Bağlar

Dünyaya Düşen Adam

Görünmez Bağlar

Hayalperestler

Bir Dönüm Noktası Olarak “Yılbaşı”: <br>Pera Film'den Alternatif Yılbaşı İzleme Listesi

Bir Dönüm Noktası Olarak “Yılbaşı”:
Pera Film'den Alternatif Yılbaşı İzleme Listesi

Yeni yıl, sadece takvimdeki bir değişiklikten ibaret değil. Geçmişin ağırlığının hissedildiği bazen de geleceğin belirsizliğiyle yüzleşildiği bir dönüm noktası olabilir. Pera Film bu yılbaşında, beyazperdenin umut, pişmanlık, nostalji ve yeni başlangıçlar etrafında şekillenen hikâyelerine odaklanıyor.

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.