Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk

Sergi Turu

16 Mayıs 2025 / 18.00

Pera Müzesi kuruluşunun 20. yılında İBB Kültür AŞ iş birliğiyle koleksiyon sergilerine ücretsiz sergi turu düzenliyor!
 
Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonlarından derlenen üç koleksiyon sergisi rehber eşliğinde ziyaretçilerle buluşuyor.

Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisi, 17. ve 19. yüzyıllar arasında Osmanlı-Avrupa ilişkilerine ışık tutuyor. Osman Hamdi Bey sergisi, Osmanlı arkeolojisi, kültürel mirası ve müzeciliğine büyük katkılar sunan Osman Hamdi Bey’in ressam kimliğini öne çıkarıyor. Ağırlık ve Ölçü Sanatı sergisi ise Anadolu’nun 4000 yıllık ticaret tarihini ağırlık ve ölçü aletleri üzerinden inceliyor. 

Yaklaşık 1 saat sürecek rehberli tur ücretsizdir ve dili Türkçedir. Kontenjan sınırlıdır. Tura katılmak için [email protected] e-posta adresinden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Süreli Sergi

Osman Hamdi Bey

Osman Hamdi Bey, Tanzimat Dönemi’nin yetiştirdiği bir Osmanlı aydını; resim, arkeoloji, müzecilik, sanat eğitimi gibi kültür-sanat yaşamının farklı alanlarında, bir ömre ancak sığdırılabilecek zenginlikte ve çeşitlilikte katkıları olmuş bir kişilik.

Osman Hamdi Bey

Sarah Lucas: Gündelik Nesneler ve Bedenin Yeniden Kurgusu

Sarah Lucas: Gündelik Nesneler ve Bedenin Yeniden Kurgusu

Sarah Lucas, gündelik nesneler ve esprili bir dil kullanarak kadın bedenine dair yerleşik temsilleri altüst eden radikal bir sanatçı. Bu blog yazısında Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, Lucas’ın gündelik nesnelerle kurduğu ilişkiyi ve kadın bedeninin temsillerine dair geliştirdiği eleştirel dili inceliyoruz.

Mangala Oyunu

Mangala Oyunu

Doğu’ya özgü giysileri içindeki bu üç figür, egzotik bir manzara önünde nargile içip mangala oynarken görülüyor. 1739 tarihli kraliyet koleksiyonları envanterleri, bu grubun üyelerini sarayın haremağası Matthias ve iki odalık olarak tanımlıyor.

Bruce Nauman Bana Bak!

Bruce Nauman Bana Bak!

Bruce Nauman’ın bu videoları doğrudan doğruya izleyiciyi muhatap alıyor. Ekranda beliren oyuncuların farklı şekillerde söyledikleri cümleler cevaplanması imkânsız varoluşsal sorulara dönüştükçe dinleyici kendini sorguda hissetmeye başlar.