Pera Müzesi Öğrenme Programları, Åsa Jungnelius: Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize sergisinden yola çıkan “Camın Nefesi” başlıklı program kapsamında farklı yaş grupları için yaratıcı atölyeler düzenliyor. Camın ışıkla, taşın dokuyla ve dört elementin birbiriyle kurduğu ilişkiden ilham alan program, katılımcılara sergiyi duyusal ve oyunlu bir deneyimle keşfetme imkânı sunuyor.
Katılımcılar, cam ve ışık arasındaki ilişki, obsidyenin dokusu, doğal ve yapay formların bir aradalığı gibi sergiye dair unsurları birlikte deneyimleyerek, sanat eserlerini yaratıcı bir yolculuğun parçası olarak yeniden yorumluyor. Böylece sergi, çocuklar için hem hayale hem de kolektif düşünceye imkân tanıyan kapsayıcı bir keşif alanına dönüşüyor.
Biletler www.biletix.com sitesi üzerinden temin edilebilir.
Pera Müzesi Dostluk Programı üyelerine %20 indirimli.
Detaylı bilgi: [email protected]
10 Ocak
10.30 Işık Yansıtan Spiraller
13.30 Camdan Masal Yolculuğu: Ebeveyn-Çocuk Müze Deneyimi
17 Ocak
10.30 Cam Işıltılı Seramik Formlar
13.30 Dört Elementin İzinde
10 Ocak
10.30 Işık Yansıtan Spiraller
13.30 Camdan Masal Yolculuğu: Ebeveyn-Çocuk Müze Deneyimi
17 Ocak
10.30 Cam Işıltılı Seramik Formlar
13.30 Dört Elementin İzinde
İlişkili Sergiler
Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.
Çiftdüşün Çiftgörü sergimiz George Orwell’ın 1984 romanında kullandığı “Çiftdüşün” kavramına bir göndermeyle isim buldu ve aralarında Tracey Emin, Marcel Dzama, Anselm Kiefer, Bruce Nauman, Raymond Pettibon ve Thomas Ruff gibi isimlerin yanı sıra Türk sanatçıların da yer aldığı seçki, çoğulcu düşünmenin izini sanat eserleri üzerinden sürdü.
Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)